Hele şükür Bienal

17 Eyl

Perşembe günü Bienal partisine gittim. Hiç kaçırmam gibi bir havaya girmeyeceğim, çünkü bu bir ilkti. Hatta şok şok Deniz Palas’ın üstündeki X’i de ilk defa görmüş oldum. Fotoğraflardan edindiğim izlenimle dekorasyonunu beğenmemiştim. Ama tabii biz gittiğimizde mekân bomboştu, sadece mükemmel bir manzara ile karşı karşıyaydık. Gittikçe dolan partide bara ulaşmak ise imkânsızdı, ben de çareyi şarapları su bardaklarına koydurarak çözdüm.

Parti oldukça kalabalıktı. İki kişi konuşurken işittim: Belli bir saatten sonra biri çıkmadan yeni kişi almamaya başlamışlar. Bir ara arkadaşlar arasında kapıdan iki kişiyi sokmak için bir mücadele yaşandı. Ben tabii,” Kolumuzdaki şu kurdeleleri verelim, girsinler” dedim. Aynı anda da çıkartmaya yeltendim, ama meğersem bu cin fikir önceden çok denendiği için artık çok sağlam yapıyorlarmış. O kadar ki, eve dönüp yatağa yatınca tekrar bir cebelleştim, sonra da kaderime razı geldim… Ertesi gün ayılınca makas diye bir şeyin olduğunu hatırladım.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: