Prêt-à-Porter dedikoduları

12 Mar

Moda dünyasından birkaç gündür haber üstüne haber geliyor. Önce Raf Simons göz yaşları içinde uğurlandı, sonra Stefano Pilati ve Yves Saint Laurent yollarını ayırdı. (Bu lafa da bayılıyorum. Arkadaşlar, kovuldu diye niye yazamıyorusunuz? Hepimiz yaşamadık mı?)

Heidi Slimane

YSL’in başına Heidi Slimane getirildi. Buradan hayırlı olsun demek istiyorum, kendisine inancım sonsuz 🙂 Bu isim, bir ara Christian Dior ile birlikte anılıyordu. Zaten John Galliano‘dan sonra Dior için düşünülen isimler arasında herhâlde bir ben yokumdur: Sarah Burton, Marc Jacobs, Riccardo Tisci, Alexander Wang, Haider Ackermann, Jason Wu, Prabal Gurung, Roland Mouret, Nicolas Ghesquiére, Stefano Pilati ve şimdi de Raf Simons. Ben, Bernard Arnault‘un bir türlü kimi başa geçireceğine karar verememe durumunu bilerek yaptığına inanıyorum. Süper bir pazarlama taktiği, tam bir senedir konuşulup duruyor. Hatta eminim ki, Türk kadınlarının çayda en çok konuştuğu konulardan biri Fatma Gül ve suçunun ne olduğu, diğeri de Christian Dior’un çok sahipsiz kaldığıdır.

Bill Gaytten

Tüm bunlar sürüp giderken, 2 Mart’ta Christian Dior Sonbahar koleksiyonu Paris’te gösterildi. Galliano’nun yardımcısı Bill Gaytten, o gittiğinden beri görevi devralmış durumda. Ben uzman değilim, ama neden başkalarını arıyorlar anlamadım 🙂 Biliyorsunuz artık moda haftalarını üzerimizde pijamamız, elimizde kahve fincanımız ile takip edebiliyoruz. Hepimiz birer moda eleştirmeni olduk. Ben de arada kendimi Hamish Bowles edasıyla tek tek her markaya bakıp, bunlar giyilmez diye ahkâm keserken yakalıyorum. Ama Dior’u görünce büyülendim. Bir daha başka hiçbir şey almayacağıma yemin edersem, acaba bana bir jest yaparlar mı?

via Vogue

5 Yanıt to “Prêt-à-Porter dedikoduları”

  1. statica Mart 13, 2012 00:31 #

    tek kusuru fazla “giyilebilir” olmasi herhalde!! valla haksizlik yapmislar adamcagiza üzüldüm bak simdi aksam aksam…

    • Barbara Barbarossa Mart 13, 2012 10:24 #

      Sevgili okuyucum, sizi üzmek istemezdim 🙂 ama gerçekleri de yazmazsam benim burada ne işim var?

    • Barbara Barbarossa Mart 13, 2012 10:27 #

      Bu arada “giyilebilir” konusuna da ayrı bir yazıda değinmek gerek. Statica Hanım :))))))))))) Giyilebiliyorsa, yaratıcı olmuyor mu? Soruyorum size, hodri meydan!

      • statica Mart 16, 2012 19:52 #

        simdi soyle ki;

        giyilebilir ama siradan seyler yapiyorsan konfeksiyoncusun. yaratici ama giyilemez ( tabii lady gaga, anna dello russo ve turevleri kategori disi) seyler yapiyorsan sanatcisin ama modaci degilsin. ancak hem yaratici hem de giyilebilir seyler yapiyosan o zaman buyuk modacisin. bkz: coco chanel

        moda filozofu ayaginiza gelmisken baska sorunuz var miydi sayin blogger?

Trackbacks/Pingbacks

  1. Ah bu kadın vücudundan hiç anlamayan modacılar… « homurhomur - Temmuz 5, 2012

    […] Christian Dior’un yeni tasarımcısı Raf Simons ilk kreasyonunu tanıttı. Oley! Ne kadar önemli bir şeymiş bu, sanal alemde kimse başka konu yazmaz oldu. Defileye katılanlara bakınca, insan inanamıyor. Daha başarılı olup olmayacağı belli olmayan bir adam için, bu heyecan niye? Kesin %99′u, “eğer kötü çıkarsa, orada olup eğlenceyi kaçırmayalım,” derdinde. Bir de bu moda dünyası hiç hatırşinas değilmiş, ne çabuk unuttular Galliano’yu. […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: