Tag Archives: Audrey Hepburn

Hafta sonu şarkısı

28 Eyl

1927 – 2012

Music to Watch Girls By, Where Do I Begin?, Born Free gibi bazılarının “asansör müziği” diye tanımlayacağı ama bir kesimimizin de nerede çalarsa çalsın avazı çıkığı kadar bağırarak söyleyeceği şarkıları, ama en önemlisi de “Moon River”ı seslendiren Andy Williams salı günü vefat etti. Dolayısıyla bu hafta sonunun şarkısı başka bir şey olamazdı…

Bu şarkıyı, bir gün New York’a gidip, siyah elbisesi, incileri ve büyük gözlükleri ile kahve ve kruvasan eşliğinde Tiffany&Co’nun önünde kahvaltısını yapmak isteyenlere, ama özellikle Sedo’ya adıyorum…

Moon river, wider than a mile
I’m crossing you in style some day
Oh, dream maker, you heart breaker
Wherever you’re going, I’m going your wayTwo drifters, off to see the world
There’s such a lot of world to see
We’re after the same rainbow’s end, waiting, round the bend
My Huckleberry Friend, Moon River, and meMoon river, wider than a mile
I’m crossing you in style some day
Oh, dream maker, you heart breaker
Wherever you’re going, I’m going your wayTwo drifters, off to see the world
There’s such a lot of world to see
We’re after that same rainbow’s end, waiting, round the bend
My Huckleberry Friend, Moon River, and me

Kadınların En Sevdiği Müze

1 Mar

1898’de Güney Sicilya’da doğan Salvatore, ailenin on birinci çocuğuydu. Ama annesi onun ardından pes etmedi, üç tane daha doğurdu. Salvatore, 1914 yılında kardeşiyle birlikte fırsatlar ülkesi Amerika’ya göç ettiğinde, bir süreliğine Boston’da kovboy botları üreten bir fabrikada çalıştı. Ardından, sinemanın yükselişte olduğu Hollywood’a kapağı attı. Başarısı da bu noktada kendini gösterdi. Kısa sürede film yıldızlarının gözdesi olan bu ufak tefek İtalyan, onların en önemli sırrını biliyordu: Ayakkabı numaraları.

Salvatore Ferragamo

Küçük ayaklı kadınlar bu derdi bilemezler. Ama 40 ve üstüne çıkabilen biri olarak söylüyorum; dert sadece ayağına uyan bir ayakkabı bulmak değil, aynı zamanda küçük göstereni de bulmaktır. Karşı cinsten gelen, “Aaa senin ayakların neredeyse benim kadar!” gibi cümlelere verilecek cevaplar, yalnız kalınca tek tek düşünülür, ama bir daha aynı tutumla karşılaşınca ne hikmetse tamamen unutulur.

Audrey Hepburn & Salvatore Ferragamo

Günümüzde uzun boylu olmak bir artı. Ama Audrey Hepburn’ün yaşadığı 50’lerde ve 60’larda, 1.70 boy ve bunun doğal sonucu olan büyük ayaklar hoş karşılanmıyordu. Salvatore Ferragamo’nun 1954’te tasarladığı “Audrey” ayakkabısı, kısa topuğuna rağmen zarif görünümü ile bu sorunlara çözüm getirdi. Aynı sıkıntıyı çeken Greta Garbo ve Ingrid Bergman da kurtuluşu Salvatore de buldu.

“Audrey”

Hiç böyle dertleri olmayan Marliyn Monroe ise, Salvatore’nin onun için özel olarak tasarladığı ayakkabıyı on yıldan fazla süre giydi.

O meşhur yürüyüşünü, sivri burunlu ve 11 cm topuklu bu modele borçluydu.

Tanınmış ayakkabıcı, Amerika’da geçen 13 yılın ardından, ülkesine dönme kararı aldığında herkes şaşırdı. Ancak o, Floransa’da açtığı mağazayı, film yıldızlarının dışında, dönemin güçlü ve zengin kadınlarının da uğrak yeri haline getirmeyi başardı. Önemli müşterilerini ağırladığı ve atölyesi olarak kullandığı bu görkemli ‘palazzo’, bugün, mağazasının dışında müzesiyle de kadınlara peri masalını yaşatıyor . Gez gez bitmeyen Floransa’ya eğer yolunuz düşerse, burası için de mutlaka vakit ayırın: Museo Salvatore Ferragamo.

Fotoğraflar “A Love Affair With Shoes” kitabından alınmıştır.

Şampanya Diyeti

2 Şub

Herkesin dikkat kesildiğine hiç şüphem yok 🙂  Cara Alwill Leyba‘ya göre, kilo vermek istiyorsan, besin değeri yüksek ve lezzetli olan her şeyi yiyip, bir de üstüne 1-2 bardak şampanya içince bir sorunun kalmıyormuş. Deneyip başarılı olan varsa, lütfen yazsın.

Geçenlerde şampanya markası Bollinger‘in sahiplerinden Madam Jacques Bollinger’in 1961 yılında Daily Mail’e söylediği bir cümleyi okudum: “Şampanyayı sadece mutluyken içerim, ve bir de üzgünken. Bazen yalnızken içerim. Misafirim varsa, zaruri olduğunu düşünürüm. Eğer aç değilsem şampanya ile oyalanırım, acıkınca içerim. Aksi takdirde, asla dokunman, tabii susamamışsam.”

Lily Hala olarak da bilinen bu harika kadının söylediklerini bir ilke haline getirmeyi planlıyorum. Öğrendik ki, kilo vermeye de yardımcı oluyormuş. Gerçi tüm paranı şampanyaya verdiğin için herhalde zorunlu olarak zayıflıyorsundur.

“The Artist”in etkisinden hâlâ kurtulamadığımdan olsa gerek şampanya görsellerim biraz nostaljik. Umarım beğenirsiniz…

Gary Cooper & Claudette Colbert

Elizabeth Taylor

Audrey Hepburn

Bette Davis

Marilyn Monroe

Bette Davis

Greta Garbo

Humphrey Bogart & Ingrid Bergman

Katharine Hepburn & James Stewart

Tiffany’de Kahvaltı

24 Oca

Filmin 50. yıldönümü dolayısıyla Rizzoli muhteşem bir kitap çıkartmış:

Breakfast at Tiffany’s: The Official 50th Anniversary Companion 

İstanbul’da bulma şansımız olur mu acaba?

Holly Golightly: Bana ait olan şeylerle beraber yaşayabileceğim bir yer bulana kadar hiçbir şeye sahip olmak istemiyorum. Neresi olacağından emin değilim, ama neye benzediğini biliyorum. Aynı Tiffany gibi.

Paul Varjak: Tiffany? Mücevher mağazasını mı kastediyorsun?

Holly Golightly: Aynen öyle. Tiffany’e tek kelimeyle BAYILIYORUM!

Fotoğraf Vanity Fair’den alınmıştır.