Tag Archives: Jamie Oliver

Jamie de kimmiş?

6 Haz

Yemek kursu beklediğimizden başarılı geçti. Kimsenin bir yeri kesilmedi, yangın çıkarmadık, en önemlisi de zehirlenmedik. Yemeklere gelince, şu kadarını söyleyebilirim: Jamie Oliver çok şanslı ki biz farklı alanlarda kariyer yapmışız, yoksa bugün utancından tost bile yapamazdı:) Birbirimizin yaptıklarını tadıp, “Çok güzel olmuş, şahane yapmışsın, müthiş,” diye gerekli desteği de verdik. Artık kim tutar bizi? Daha çıkmadan bir sonraki dersler için gün ayarlamaya çalışıyorduk.

Atölye CookBook her şeyi ile sevimli bir yer. Hocamız Nadin Akıncı ve Burçak Hanım, mutfağın dışındaki dünyayı unutmamıza ve bilmediğimiz bir alanda keyif alarak bir şeyler üretmemize yardımcı oldular. Malzemeleri nereden alabileceğimizden, yaptıklarımızı nasıl servis edeceğimize kadar birçok da tüyo verdiler. Üç saatin sonunda karnımız tok, sırtımız pek ayrıldık:)

Midya Salma

Renkli Biber Borani

(Azıcık yanan) otlu ızgara böreği

İtalyan bir anneanne ne kadar da tanıdık gelebiliyor?

1 Haz

Jamie’nin “daha iyi bir aşçı olmamız için” çıkardığı dergisini bir arkadaşım vasıtasıyla duymuştum. Beni yemek yapma eyleminden çok yemek yemeğe sevk eden bu keyifli dergi tam bir koleksiyon parçası. Nisan/Mayıs sayısında okuduğum bir yazı o kadar hoşuma gitti ki üşenmedim çevirdim 🙂 Bana, anneannemi ve kendi yemek yapma alışkanlıklarımızı hatırlattı. Bence bu hafta sonu vakit yaratın ve anneannenize, teyzenize, babaannenize gidip onların o meşhur tariflerinden birini öğrenin.

İngiltere’ye, kızım 2007’de ilk çocuğunu doğurduktan sonra doğum izni bitince geldim. Aynısını yapan birçok İtalyan anneanne (nonna) tanıyorum. Torunlarımla İtalyanca konuşmak ve onlara yemek yapmayı öğretmek için buradayım. Altı yaşındaki torunum Allegra tortellini’ye bayılıyor, o yüzden beraber yapıyoruz. Üç yaşındaki torunum Tomasso ise, biz hamuru katlarken makarna aletini çevirmeyi seviyor.

Yemek yapmayı ailemdeki kadınlardan öğrendim. Benim anneannem en iyisiydi. Hâlâ onun öğrettiği tarifleri uyguluyorum, yalnız o zamanki yeme alışkanlıkları farklı olduğundan bazı değişiklikler yapmam icap ediyor. Ne de olsa anneannemin jenerasyonu tarlada çalıştığı için fazla kilolu değildi.

İngiltere’de doğru malzemeyi bulmak çok zor. Buradaki İtalyan kadınlarıyla konuşunca hepsi aynı şeyi söylüyor: “Uygun domatesleri bulamıyoruz!” İtalya’da o kadar çok var ki. Bazen bir parça parmesan’ı kokluyorum ve “Bu hakiki değil, ancak bir bebek,” diye düşünüyorum! Hâlbuki en az 24 aylık olmalı. Gerçi zamanla her şey biraz daha düzeldi. Kızım İngiltere’de ilk taze makarnayı gördüğünde, “Anne, buradaki makarnalar gri!” demişti. Biz İtalya’da, özel olarak mısırla beslenmiş tavukların yumurtalarını kullanırız ki makarnamız sarı olsun. Bu yumurtaları İngiltere’de bulmak epey vaktimi aldı.

Bazen buradaki İtalyan restoranlarının, İngiliz ve İtalyan damak tadını birleştirmek istediklerini düşünüyorum. Örneğin, Tiramisu ve Pannacotta’ya bayılıyorlar. Bunları sadece İngiltere’de gördüm. İtalya’da bu kadar popüler değiller!

İngilizler yemek yaparken İtalyan’lar kadar vakit harcamak istemiyorlar. Biz ragù ve et suyu yaparken, işi aceleye getirmeyiz. Et suyunu 20 dakikada da yapabilirsin, ama dört saatte yaparsan daha lezzetli olur. Örneğin ben 12’de hazır olabilmesi için, tortelini’leri ve et suyunu sabah 7’de hazırlamaya başlıyorum. Vakti zamanında bir İngiliz kadınına yemek yapıyordum ve benden dipfrizine koymak için bir miktar domates sosu yapmamı istemişti. Domates sosu? O kadar çabuk yapılır ki ne gerek var! İngiliz kadınları her şeyi 30 dakika yerine 3 dakikada halletmeyi seviyorlar. İtalyan kadınları yemek yaparken beraber vakit geçirmekten hoşlanırlar. Ben orada yaşarken, görümcelerim ile kızlarımızı yanımıza alıp, ailemize veya partilere kimi zaman altı kilo kadar tortellini hazırlardık. 82 yaşındaki annem hâlâ makarna yapmak için arkadaşlarını çağırır.

Benim geldiğim Modena bölgesinde, çoğu kadın yöresel yemeklerde ustadır ve onlara “rezdore” denir. Bolonya’da ise hamur kelimesinden yola çıkan “sfoglina” diye bilinirler, çünkü uzmanlık alanları makarnadır ve bu konuda oldukça meşhurdurlar. Erkeklerden de yemek yapmayı sevenler çıkıyor, ama büyük emek gerektiren şeylerle uğraşmayı nadiren becerebildikleri için genelde porchetta gibi rostoları yapıyorlar. Zaten bana kalırsa kadınlar makarnada daha iyiler.

Tehlikeli elbise

21 Ara

Çok beğendim, içim gitti, kendimi Roma sokaklarında bu elbise ile hayal ettim.

Biraz da iştahımı kabarttı, tehlikeli bir elbise bu!

Şu kızın hayatında bir şey yediğini sanmıyorum, ama bu Dolce&Gabbana elbise yüzünden domatesli bir tarif yazmam şart oldu.

Elbiseyi alamıyorsan, teselliyi Jamie de bul.

İçindekiler:

  • Zeytinyağı
  • 4 diş sarımsak, ince doğranmış
  • taze fesleğen, yaprakları ayrılıp elle bölünmüş
  • 2 adet 800 g tat soyulmuş domates konservesi
  • Deniz tuzu ve toz karabiber
  1. Büyük bir tavayı ocağın üstüne koyun ve güzelce yağlayın (Jamie, elinizi korkak alıştırmayın diyor).
  2. Sarımsağı ekleyin ve biraz döndürün.
  3. Hafifçe renk değiştirmeye başlayınca, fesleğeni ve domatesleri içine atın. Tahta kaşığınızın tersini kullanarak domatesleri tüm gücünüzü kullanarak ezin.
  4. Sosu tuz ve karabiberle tatlandırın.
  5. Kaynamaya başlayınca, ateşten alın.
  6. Bir kabın üstüne iri delikli bir süzgeç koyup, sosu süzün. Gene tahta kaşığınızla büyük parçaları süzgeçten itiştirin (İyice ittirdiğinizden emin olun! Jamie, israfı sevmez.) Üstünde kalan sarımsak ve fesleğeni çıkartın.
  7. Tekrardan tavaya koyun, kaynama noktasına getirin.
  8. Kıvamlı ve lezzetli olabilmesi için altını kısıp 5 dakika tıkırdatın.
Şimdi bunu ister pizza üstüne sürebilir, ister makarna sosu olarak kullanabilir, isterseniz de et yanında servis edebilirsiniz. Bomba kısmı ise, bir kavanoza koyup buzdolabında bir hafta saklayabilmeniz. Hatta buz kalıplarında dondurup, istediğiniz kadarını kullanmadan önce çözdürebilirsiniz de.
“Pizza nasıl yapacağız?” diye bir soru gelebilir, valla ben de bilmiyorum. Hiç hayatımda yapmadım. Bir ara üşenmeyip denersem, yazarım 🙂