Tag Archives: Raf Simons

Ah bu kadın vücudundan hiç anlamayan modacılar…

5 Tem

Bir süredir deadline’lar ve davul gibi şiş boğazla bitkin haldeyim. Bu yüzden de blog’a iki gündür yeterli ilgiyi gösteremedim, ama aslında biriktiriyordum. Her okuduğuma, izlediğime, gördüğüme homurhomur söylenerek, bunu muhakkak yazmam lazım diyordum. Şimdi sıradan gidiyorum…

Christian Dior’un yeni tasarımcısı Raf Simons ilk kreasyonunu tanıttı. Oley! Ne kadar önemli bir şeymiş bu, sanal alemde kimse başka konu yazmaz oldu. Defileye katılanlara bakınca, insan inanamıyor. Daha başarılı olup olmayacağı belli olmayan bir adam için, bu heyecan niye? Kesin %99’u, “eğer kötü çıkarsa, orada olup eğlenceyi kaçırmayalım,” derdinde. Bir de bu moda dünyası hiç hatırşinas değilmiş, ne çabuk unuttular Galliano’yu.

Gelelim kıyafetlere, uzun yıllardır moda dünyasındaki deneyimlerime dayanarak söyleyebilirim ki, bu kadar tantana ne için anlamadım. Yani bazıları güzel de görmediğimiz şeyler mi?

Gördüğümüz şeylere örnek

Bazı tasarımlar da şu erkekler kadın göğsünden hiç anlamıyor dedirten cinsten! O iskelet gibi kızlarda bile tam oturmayan, şekilsiz üstler, herhangi bir kadında nasıl duracak? İki tane nokta koyunca olmuyor canım, sığmıyooooor. Bir de bazılarına külah koymuş ki gülmekten gözümden yaş geldi.

Sonuç olarak, defilede kıyafetlerden çok dekor benden puanı aldı 🙂

Prêt-à-Porter dedikoduları

12 Mar

Moda dünyasından birkaç gündür haber üstüne haber geliyor. Önce Raf Simons göz yaşları içinde uğurlandı, sonra Stefano Pilati ve Yves Saint Laurent yollarını ayırdı. (Bu lafa da bayılıyorum. Arkadaşlar, kovuldu diye niye yazamıyorusunuz? Hepimiz yaşamadık mı?)

Heidi Slimane

YSL’in başına Heidi Slimane getirildi. Buradan hayırlı olsun demek istiyorum, kendisine inancım sonsuz 🙂 Bu isim, bir ara Christian Dior ile birlikte anılıyordu. Zaten John Galliano‘dan sonra Dior için düşünülen isimler arasında herhâlde bir ben yokumdur: Sarah Burton, Marc Jacobs, Riccardo Tisci, Alexander Wang, Haider Ackermann, Jason Wu, Prabal Gurung, Roland Mouret, Nicolas Ghesquiére, Stefano Pilati ve şimdi de Raf Simons. Ben, Bernard Arnault‘un bir türlü kimi başa geçireceğine karar verememe durumunu bilerek yaptığına inanıyorum. Süper bir pazarlama taktiği, tam bir senedir konuşulup duruyor. Hatta eminim ki, Türk kadınlarının çayda en çok konuştuğu konulardan biri Fatma Gül ve suçunun ne olduğu, diğeri de Christian Dior’un çok sahipsiz kaldığıdır.

Bill Gaytten

Tüm bunlar sürüp giderken, 2 Mart’ta Christian Dior Sonbahar koleksiyonu Paris’te gösterildi. Galliano’nun yardımcısı Bill Gaytten, o gittiğinden beri görevi devralmış durumda. Ben uzman değilim, ama neden başkalarını arıyorlar anlamadım 🙂 Biliyorsunuz artık moda haftalarını üzerimizde pijamamız, elimizde kahve fincanımız ile takip edebiliyoruz. Hepimiz birer moda eleştirmeni olduk. Ben de arada kendimi Hamish Bowles edasıyla tek tek her markaya bakıp, bunlar giyilmez diye ahkâm keserken yakalıyorum. Ama Dior’u görünce büyülendim. Bir daha başka hiçbir şey almayacağıma yemin edersem, acaba bana bir jest yaparlar mı?

via Vogue

Elveda Raf!

29 Şub

Raf Simons, daha bir kıyafetini bile alamadan Jil Sander’dan ayrıldı. Jil’in ta kendisi dönüyormuş markaya. Adam markanın 2005’ten beri başında, bu kadar niye bekledin diye sorabilirsiniz. Vallahi önce ısınamadım kendisine, ardından ben ısındım, ama tabii o biraz kırgındı. Öyle böyle 7 sene geçmiş 🙂

2012 Sonbahar kreasyonunda kullandığı kumaşlara ve renklere bayıldım. Şimdi buraya yazıyorum ki, doğum günümde ne alacağız stresine girmeyin. Bu arada Raf, evde çok vakit geçiren kadınlar için tasarlamış koleksiyonu – İşte ben! diye düşündüm, ama çok geçmeden yanıldığımı fark ettim. Partneriyle şehvetli bir sabah geçirdikten sonra, üstüne paltosunu geçirip çocuklarını okula götüren bir kadınmış bu… Bu modacıların hayal gücüne de hastayım 🙂